Trend Konular kategorisinde yayınlanan Evlilik hayatında sevgi yeterli midir başlıklı konu hakkında detayları okuyabileceğiniz yazımıza hoşgeldiniz. Evlilik hayatında sevgi yeterli midir konusu hakkında aradığınız tüm bilgileri Evlilik hayatında sevgi yeterli midir başlığı altınd bulabilirsiniz.

Evlilik hayatında sevgi yeterli midir hakkında özet açıklama şu şekildedir:

Ailede mutluluğun yolu nereden geçer? Nerede başlar nerede biter? Hoşlanmak yeter mi? Izdivaç hayatının düzenli sürmesi için sadece hoşlanmak yetmez…

Evlilik hayatında sevgi yeterli midir hakkında genel bilgiler aşağıdaki gibidir:

Ailede mutluluğun yolu nereden geçer?

Nerede başlar nerede biter?

Hoşlanmak yeter mi?

Izdivaç hayatının düzenli sürmesi için sadece hoşlanmak yetmez. Sevgi bağı kimsesiz tatmin edici değildir. Birbirine inanmak, her şeyi paylaşmak, giz saklamamak zorunludur. Kazanılan paranın harcanmasında iki taraflı karar alınması, birbirinden habersiz harcamaların yapılmaması esastır. Hem eşlerin cinsel yaşamlarının faal olması, yatak odalarının renkli olması gerekir. Memnuniyet edilmeyen cinsellik eşler ne kadar fazla birbirlerini sevmiş olsalar da zamanla sorun yaratacaktır. Mutsuz cinsellik ailede huzursuzluğa, endişeye, sinirli ve stresli bir hayata neden olacaktır. Cinsellik, evliliklerde mutluluğa giden en manâlı etkendir. Cinsel yönden mutlu olan eşler birbirlerine daha çok bağlıdırlar.

Aralarındaki arkadaşça irtibat yoğunluğu onları daha da bütünleştirir ve yakınlaştırır. Bu sevgi bağı, eşlerin sorunlar aleyhinde daha çözümcü davranmaya yöneltir. Birbirinin vücudunu tanıyan eşler her birliktelikte erotik bir yolculuğa çıkar, istedikleri gibi davranmaktan çekinip utanmazlar. Bu bir tayin değil, hayatın neşesini paylaşmaktır. Ayrıca yapılması gereken bir tutum yok ya da eylem değil, olması gerekendir. Bu paylaşım beceriksiz olduğunda mutsuzluk başlar ve zamanla eşler birbirlerine barbar davranmaya başlar. Ev yaşamında vahşi edinmek insanın değerini düşürür, kıymetsiz yapar.

Ya kadınlar?

Beklediğini bulamayan, görmek ve yaşamak istediği ilgiyi göremeyen kadın, sinirli, hırçın, geçimsiz hatta çekilmez biri olabilir. Ve reel sevgiyi bulan bayan, beklediği ilgiyi gördüğünde tüm ruhunu, bütün duygularını, her şeyini vermeyen hazır ışık halkası gelir. Bayan, sevildiğini anladığında elinin değdiği yeniden yaşamın güzelliğini, ruhunun rahatlığını, bu hayatın fiilen sadece geçim derdi olmadığını, her günün bir mucize olduğunu gösterebilir, yaşatabilir. Çünkü bayan, hayatın devam etmesinde en manâlı etkidir, bu etki doğurganlığında saklıdır. Kendi içinde kendisinden bir hayat vererek yaşamın devamını sağlar.

Sevgiyi birazcık daha açabilir miyiz? Sevgi her şeyin çözümü yok midir?

Sevgi, her şeyin başlangıcı, her şeyin olmazsa olmasıdır. Sevgisiz hiçbir şey olmaz. En zinde dayanma gücümüz sevgidir. Fakat sevgi tek başına her şeyin çözümü değildir. Sevgi kimsesiz enerjik olabilseydi insanlık tarihinde bu gün gözyaşı biter ya da en üye inerdi. Tek acımız, biçare kaldığımız hastalıklar ve ölüm olurdu. Böyle bir şey var mı, değil. Çünkü sevginin varlığı olmaz. Sevgi, duygudur. Sevginin adı vardır, kendisi yoktur. Sevginin varlığı fakat ırk bir araya geldiğinde ortaya çıkar. kimsesiz sevmekte yeterli değildir. Sevgi yalnız kaldığında ümidini yitirme içinde boğulur.

Sevgi, kurtarıcı olabilseydi evlenen cümbür cemaat mutlu olur, kavgalar, boşanmalar olmazdı. Ama sevgiyle başlayan evlilikler bir süre daha sonra düşman bloklarına dönüşebiliyor. Evliliklerde sevgi etkeni, bayan erkeğin birbirine yakınlaşma aracıdır. Evliliğin kendisi sevgi değildir. Ayrıca sevgi başkalaşım hali de değildir. Çünkü yalnızca insan sevgi duygusuyla karakterini, kişiliğini, huyunu değiştirmesi beklenemez. Izdivaç dediğimiz kurumda halk kendi yaşamlarını bırakıp başka yaşam tarzlarına girmezler, giremezler, yapılan yada değişen şey iki farklı hayatın iki taraflı yönlerini bulup ortak paylaşabilmek, kendi benliğinden taviz vermeden fedakarlık yapabilmektir..

Mutlu evlilik için önerileriniz nelerdir?

Izdivaç yolu heyecanlıdır. Sadece iki insan yok, aileler, akrabalar ve komşulara dek uzanan bir çevresi vardır. Senin ailen, benim ailem, benim eski sevdiklerim, senin eski sevgilin, hoşlandığın kişiler, benim ailem seni seviyor, seninkiler beni sevmiyorlar gibi sosyal çevreden son derece etkilenen bir kurumdur. Izdivaç tek boyutlu, yalnızca mantık ya da duygunun yok her ikisinin yaşatılmaya çalışıldığı bir yaşamdır. İletişimsizlik, konuşamamak, paylaşamamak evliliği ve tüm ilişkileri parçalayabilecek güce sahiptir. En çok gereken rol ise karşındakini kavrama ve kendini açıklama edebilme becerisidir. Hepimiz aleyhinde tarafa mantık ve duygusal dünyamızla tepki veririz. Bunların hiç biri tek başına tatmin edici değildir. Çoğunlukla karar verdiklerimiz defalarca hissi düşüncelerimizin eyleme dönüşmesinden oluşur. Karşımızdaki insanı anlayabilmek çoğu sorunu çözer, ilişkilere yeni bir ebat getirir. İlişkileri tüketen durum, sorunlara karşısında gösterdiğimiz tavırlardır.

Mutlu evliliğin sırrı, şiddet gösterişine girmeden müşterek gücün birleştirilmesidir

İlişkiler evlendikten sonradan nasıl değişir?

Ruhsal doyum ne değin büyülü bir rüyaysa izdivaç ya da birlikte yaşamakta öyle gerçektir.

Evliliklerde veya birlikte yaşamalarda artık gerçek sevgiler devreye girer.

Önemli olan nedir? Önemli olan bir bütünü iyi koruyabilmektir. Mutsuzluk dediğimiz şey bütünün parçalarının beceriksiz yerleştirilmiş olmasından kaynaklanır. Cümbür Cemaat güzel olabilir, herkes hoş giyinebilir, cümbür cemaat süslenip püslenebilir, pak, itinalı, çok çalışkan, becerikli olabilir. Alıştırma hayatında da bu böyledir. İşleri herkes yapabilir. Önemli olan işler değin insan ilişkilerini yürütebilmektir.

Evliliklerde birlikte paylaşılan her şey sorgulanmaya başlanır.

İlişkileri zorlayan sahiden birlikte tüketilen her şeyin birlikte kazanma savaşıdır.

Bu savaş tek yanlı tüketmeye karşıdır.

Eğer bir taraf bir mücadele ile kazanıyor ve öteki taraf bir şey katmadan tüketiyorsa aşk ve sevgi ne değin derin olursa olsun bitmeye mahkûmdur.

Çünkü sevgili döneminde her şey ne değin güzel ya da zevkli ise evliliklerde her güzelliğin bir bedeli vardır. Mesela flört döneminde kırlardaki çiçeklerin kokusu konuşulurken, evlendikten sonradan kırlara gitmenin yanına vakit ve yol ücreti sorun olabilir. Çünkü flört döneminde aslında kırlardaki çiçeklerin kokusunu değil, sevgiliyle baş başa kalma, onun kokusunu duyma bahanesidir.

Son laf olarak söylemek istediğiniz bir şey var mı?

Yaşadığımız her ilişki bize mutsuzluk veriyorsa yanlış bir yoldayız demektir.

Aşk Yazarı
Mustafa Çifci

{Makaleler} kategori içerikleri, Evlilik hayatında sevgi yeterli midir konusu hakkında bilgiler, Evlilik hayatında sevgi yeterli midir açıklaması, Evlilik hayatında sevgi yeterli midir haberi, Evlilik hayatında sevgi yeterli midir görselleri, Evlilik hayatında sevgi yeterli midir iletişim, Evlilik hayatında sevgi yeterli midir bilgi

Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

one + five =